Blog details

Alacağın Temlikinin İmtiyazlı Alacaklar Bakımından Sonuçları

Alacağın Temlikinin İmtiyazlı Alacaklar Bakımından Sonuçları

[fusion_builder_container hundred_percent=”yes” overflow=”visible” flex_column_spacing=”0px” type=”flex”][fusion_builder_row][fusion_builder_column type=”1_1″ layout=”1_1″ background_position=”left top” background_color=”” border_color=”” border_style=”solid” spacing=”yes” background_image=”” background_repeat=”no-repeat” padding_top=”” padding_right=”” padding_bottom=”” padding_left=”” margin_top=”0px” margin_bottom=”0px” class=”” id=”” animation_type=”” animation_speed=”0.3″ animation_direction=”left” hide_on_mobile=”no” center_content=”no” min_height=”none” align_self=”flex-start” first=”true” last=”true” content_layout=”row” hover_type=”none” link=”” border_position=”all” type=”1_1″][fusion_text columns=”” column_min_width=”” column_spacing=”” rule_style=”default” rule_size=”” rule_color=”” content_alignment_medium=”” content_alignment_small=”” content_alignment=”” hide_on_mobile=”small-visibility,medium-visibility,large-visibility” sticky_display=”normal,sticky” class=”” id=”” font_size=”” fusion_font_family_text_font=”” fusion_font_variant_text_font=”” line_height=”” letter_spacing=”” text_color=”” animation_type=”” animation_direction=”left” animation_speed=”0.3″ animation_offset=””][fusion_dropcap color=”” boxed=”yes” boxed_radius=”50%” class=”” id=””]A[/fusion_dropcap]

lacağın temliki; alacaklı ile onu devralan üçüncü şahıslar arasında borçlunun rızasına ihtiyaç olmaksızın yapılabilen ve sadece kazandırıcı bir tasarruf işlemi niteliği taşıyan şekle bağlı akittir. (Yargıtay 14. HD. E. 2007/151553, K. 2007/15935, T. 13.12.2007). Tanımdan hareketle alacaklının alacağını borç ilişkisinin tarafı olmayan bir kişiye sözleşmeyle devretmesidir.Bu durumda borçlu bu sözleşmenin tarafı olmayacağı gibi rızası da gerekmeyecektir.Ayrıca devredilen alacak nedeniyle borçlu açısından yeni bir borç doğmayıp devir sebebiyle sadece alacaklı taraf değişecektir.

Şartları:

-Alacağın devrinin var olabilmesi için geçerli bir alacaktan bahsetmek gerekecektir.Bu geçerlilik sözleşme,haksız fiil,sebepsiz zenginleşme ve vekaletsiz iş görme olabilir.

-TBK. m. 183/ 1’e göre de devir engelinin bulunması halinde alacağın temliki geçersiz olacaktır.Devir engeli kanun, sözleşme veya işin niteliği nedeniyle olabilir.

-Karşılıklı,birbirine uygun irade beyanlarıyla kurulacak olması nedeniyle sözleşme olarak değerlendirilir.Nitelik itibariyle tasarruf işlemi sözleşmesidir.Bu nedenle devredenin devir anında mutlaka tasarruf yetkisinin varlığı aranır.

-Devir sözleşmesinin geçerliliği devreden ve devralan alacaklılar arasında

yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır.

Devirle birlikte devralana geçen haklar

TBK. m. 189’a göre; “Alacağın devri ile devredenin kişiliğine özgü olanlar

dışındaki öncelik hakları ve bağlı haklar da devralana geçer. Asıl alacakla birlikte

işlemiş faizler de devredilmiş sayılır.”denerek alacağa bağlı olarak oluşan hakların devralana geçtiği söylenmektedir.

Öncelik hakları

İİK.m.206`da iflas alacaklılar sırası yapılmıştır.Bu sıralamaya göre bazı alacaklara öncelik hakkı tanınmıştır.Rehinli alacaklardan sonra devletçe tahsil edilecek resim vergi sıralamaya girecek daha sonra da diğer alacaklılar arasında dört sıranın yer aldığı bir sıralama yapılmıştır.

I.sıra:İşçi alacakları,işverenin işçi yardım sendikası, derneği gibi olan yerlere olan borçları,aile hukukundan doğan nafaka

Yukarıda sayılan alacakların temlik edilmesi halinde alacağı temlik alan, temlik edenin haklarına halef olacağından alacağın öncelik haklarından devralan da faydalanacaktır.İşçinin kıdem tazminatı alacağını devretmesi halinde devralan iflas masası mallarının satışından öncelikli olarak alacağını alacaktır.Bu konuda Yargıtay 19.Hukuk dairesi 22.11.2008 tarihli kararında “Somut olayda şikayet eden H.U. tarafından diğer şikayet eden Y.B.’ye, noter vasıtasıyla ve tarihi kesin olarak saptanabilecek şekilde, icra takibinden sonra 320.000.YTL’lik alacağın 100.000. YTL’lik bölümü temlik edilmiştir. Alacağını temlik eden kimsenin alacak üzerinde bir tasarruf yetkisi kalmamış olup, söz konusu alacak temlik edenin malvarlığından çıkmıştır. Bu durumda mahkemece, alacağı temlik alanın da temlik edenin haklarının halefi olarak garameten veya alacağa tanınan diğer haklardan yararlanabileceğinin gözetilmemesi usul ve yasaya aykırıdır.”denerek temlik konusu işçi alacağının iflas masasında 1.sırada yer almamasını bozma sebebi yapmıştır. Ayrıca belirtmek gerekir ki buradaki imtiyaz, imtiyazlı olanın şahsına değil, alacağa iliş­kindir. Bu nedenle alacak devredilmeden imtiyaz hakkının devri mümkün değildir.

Nafaka alacağında ise bu durum biraz farklıdır.Birikmiş nafaka alacağı adi alacak olarak sayıldığı için devredilmesi mümkündür.Ancak adi alacak hükmünde olduğu için imtiyaz durumu olamayacaktır.İşleyecek olan nafaka alacağının ise devri nafakanın “şahsa bağlılık” özelliği nedeniyle mümkün olmayacaktır.Kanun düzenlemesinde ise iflasın açılmasından bir yıl önce tahakkuk etmiş nafaka alacağından bahsedilmiştir.Bu kapsama giren ancak devredilmiş bir nafaka alacağı ise kanaatimizce imtiyazlı olarak değerlendirilmesi gerekecektir.Zira her ne kadar birikmiş olarak değerlendirilse de kanunda özel durum olarak belirtilmiş olması nedeniyle imtiyazı korunacaktır.Kaldı ki bu alacağın devralınmasının nedeni imtiyazlı olmasıdır.

II.sıra: Velayet ve vesayet nedeniyle malları borçlunun idaresine bırakılan kimselerin bu ilişki nedeniyle doğmuş olan tüm alacakları

Aynı şekilde bu alacaklar da devredildiği takdirde öncelik hakları korunmuş olur.

III.sıra : Özel kanunlarında imtiyazlı olduğu belirtilen alacaklar.

Avukatlık kanunu madde 166`da “İş sahibinin iflası halinde avukatın vekalet ücreti alacağı da rüçhanlıdır.”

Kat mülkiyeti kanunu madde 22/3`de “Kat maliklerinin, gider borcunu ödemeyen kat maliki veya diğer sorumlulardan olan alacakları önceliklidir.”

Özel kanunlarda belirtilen bu alacakların devri halinde de öncelikleri korunacaktır.

İİK m.206 düzenlemesinin dışında yine İİK madde 138`de “Haciz, paraya çevirme ve paylaştırma gibi bütün alacaklıları alâkadar eden masraflar önce satış tutarından alınır ve artan para takip masrafları ve işlemiş faizler dahil olduğu halde alacakları nisbetinde paylaştırılır.”denmiştir.Buna göre satış tutarından alınması gereken miktarlardan birisi de yediemin muhafaza ücretidir.Ancak burada Yargıtay kararlarına da konu olan bir farklılık mevcuttur.Yediemin ücretinin öncelikli olarak satış bedelinden alınması ancak ücretin hak kazanıldığı icra dosyasından satış yapıldığı takdirde geçerli olacaktır.Yediemin ücretinin temlik edilmesi durumunda temlik alınan alacak nedeniyle yeni bir takip başlatılması halinde bu imtiyaz korunmayacaktır.Bu durumu alacağın temlikinde temlik alanın, temlik edenin haklarına halef olacağı düzenlemesinin istisnası olarak görmek mümkün değildir.Zira söz konusu farklılık İcra İflas kanunundan kaynaklıdır.

[/fusion_text][/fusion_builder_column][/fusion_builder_row][/fusion_builder_container]

Law 9
Prev post
Çalisma Şartlarinda Esasli Degislik Yapilmasi ve Sonuclari
Temmuz 2, 2015
Next post
Aile Konutu ve Şerhi
Temmuz 2, 2015